Ana içeriğe geç
Zamanlar ve Kipler (15)
Fiil Grupları (4)
Fiil Biçimleri (4)
Dilbilgisi Yapıları (4)
Fransızca Dilbilgisi

    Zamanlar ve Kipler

    15 makale

    Fiil Grupları

    4 makale

    Fiil Biçimleri

    4 makale

    Dilbilgisi Yapıları

    4 makale

Verbes du 3e groupe
A1
Üçüncü Grup Fiiller

Düzensiz fiiller, -ir (şimdiki zaman ortacında -issant oluşturmayan), -oir, -re ve diğerleri ile bitenler dahil


Bu grup, günlük konuşmada sürekli kullanılan être (olmak), avoir (sahip olmak) ve faire (yapmak) gibi düzensiz fiilleri içerir. Bu fiillerin çekimini bilmek günlük Fransızca için çok önemlidir.

Latin kökenleri ve tarihsel değişimler nedeniyle düzensizlerdir.

Başlamak için être, avoir, faire, aller, venir, mettre, prendre gibi yüksek frekanslı fiillere odaklanın.

Çekim Tablosu (Présent de l'indicatif)

ZamirVenir (gelmek)Prendre (almak)
jeje viensje prends
tutu vienstu prends
il/elleil/elle vientil/elle prend
nousnous venonsnous prenons
vousvous venezvous prenez
ils/ellesils/elles viennentils/elles prennent

Sık Kullanılan Fiiller

  • être: olmak
  • avoir: sahip olmak
  • faire: yapmak
  • aller : gitmek
  • venir: gelmek
  • partir: ayrılmak
  • voir: görmek
  • prendre: almak
  • mettre: koymak/giymek
  • pouvoir: yapabilmek
  • vouloir: istemek

İstisnalar

  • Son derece düzensiz çekimler; her fiilin benzersiz kök değişiklikleri veya son ekleri olabilir (örneğin, être için je suis, faire için je fais).
  • Bazı -ir fiillerinin (örneğin, partir, sortir), 2. grubun -issant formunun aksine, belirgin kalıpları vardır.

Örnekler

  • Je viens au marché avec toi.
    • Seninle markete geliyorum.
  • Nous prenons le train ce soir.
    • Bu akşam trenle gidiyoruz.
  • Ils font leurs devoirs ensemble.
    • Onlar ödevlerini birlikte yapıyorlar.

Diyalog Örneği

Luc: Salut, Emma ! Tu viens à la fête ce soir ?
Merhaba, Emma! Bu akşam partiye geliyor musun?
Emma: Oui, je prends le bus pour y aller.
Evet, oraya gitmek için otobüsü kullanacağım.
Luc: Cool ! Tu fais quoi en attendant ?
Harika! Bu arada ne yapıyorsun?
Emma: On peut aller boire un café ?
Bir kahve içmeye gidebilir miyiz?